.

.

 

Her hayvandan çifter çifter bindirilmişti Tufan Gemisi'ne. Bir çift sülün, bir çift sincap, bir çift kurt, bir çift tilki, bir çift at, bir çift arı, bir çift çekirge, bir çift timsah, bir çift penguen, bir çift leylek... Herkes, her milletten canlılar bindirilmişti Gemi'ye. Bir balıkları binmemişti Gemi'ye denizlerin. Oysa bir müddet sonra Cudi Dağı'nda karaya oturacak Gemi'nin yüzdüğü denizlerde, akın akın milyonlarca özgür balık yaşamaktaydı. Balıklara değmemişti Nuh'un Tufanı'nın selleri. “Balığa tufan yok, şikâyet etmedi çünkü.” diye yazmış şair Ali Ural.

“Ağzını deniz açmıyor. Fakat gözlerini öyle açmış ki göz kapakları kopmuş yerinden.” Balıklar uyur mu peki? Mesela, yunus balıkları, uyumazlar. Modern bilimin akıl erdiremediği harikuladeliklerden birisidir bu, beyinlerinin yarısı uyku moduna geçerken diğer yarısı uyanıktır.

Balıklar hiç şikâyet etmeden razı oldukları için, aşka gark olmuş ve su tarafından yutulmuş olduklarındandır belki de. Tufanın koptuğundan hiç haberdar olmadılar. Birer sessiz ve muti derviş gibi dönmekteler suyun gözünde, selam olsun onlara.

Kalbim kırık olduğunda, çalan kapı zillerini tutuyorum içimden. Zil çaldı ya, şimdi bir misafir çıkagelecek ve benim halimle ilgili ibretli bir şeyler konuşacak. Şimdi zil çaldı ya; postacı çok önemli bir mektup getirecek. Şimdi zil çaldı ya, bana garip hikâyesini anlatacak garip bir dilenci çıkacak. Şimdi zil çaldı ya, beni kederlerden çekip çıkaracak bir arkadaşım gelecek. Geçen gün de böyleydi. Kargocuydu zili çalan. İçimden tuttuğum dilek, posta kutusunu aceleyle açtırdı bana. Ali Ural'ın “Ejderha ve Kelebek” adlı yeni kitabıydı kapımı çalan. Her harfe dair kelimeler seçmiş Ali Ural. (Onun seçtiğini zannetmiyorum, sebebini sonra konuşuruz, vakit kalırsa.) A'dan Z'ye tam kırk dokuz öykü ile kurmuş sözlüğünü. Aslında öykü yerine, modern zaman menkıbeleri demek belki daha doğru olur. İnsanlığın belleğinde mitolojiden masala, efsaneden şiire, hadis külliyatından tefsirlere, Şark'tan Garb'a kadar ne kadar etkileyici metin, kalıcı söz varsa, nerdeyse hemen hepsinin rüzgârları esiyor bu menkıbelerden. Şaşırtıcı olması ise, mesela Hemingway ile Sadi'nin, Chuang Tzu ile Niyazi Mısri'nin, Ural sözlüğünde yan yana akabilmesi. Bunun için dile ve düş gücüne dair ciddi geleneksel mirasın yanı sıra, şikâyetlerden kurtulmuş bir özgüven de gerekiyor kuşkusuz. Doğu-Batı karşılaşmasında çoğu kez Doğu'nun mağlubiyetiyle neticelenen o klişenin, o uğursuz ezberin bizde açtığı baş edilemez yenilgi komplekslerine verilmiş çok güzel bir cevaptır bu kitap... Hoş, “cevap vermek” gibi bir kaygısı yok. Daha çok cevap arayan, anahtar peşinde koşan bir kitap Ural'ınki.

Kitapta “Karahisarî Besmele”sine yapılan atıf, bir ana fikir gibi aslında. Hiçbir harfinin diğerinden ayrı ve bağlantısız olarak yazılmadığı bu orijinal besmele yazısı; tevhidin ve aşk bağlamında vahdaniyetin bir tür mührüne dönüşüyor.

Kitapta anlatılan iki benzer öykü üzerinden bakarak anlatmaya çalışırsak...

Batı'da hikâye: Bir adam gömü bulmuş. Çok sevinmiş. Sandığı alıp gitmeden evvel yerine ilmekli urgan koymuş. O gittikten sonra sandığın esas sahibi gelmiş, sandığının çalındığını görünce, o ilmekle kendini asarak intihar etmiş.

Doğu'da hikâye: Bir adam gömü bulmuş, çok sevinmiş, sandığı alıp gitmeden evvel yerine bir yazı bırakmış, o gittikten sonra sandığın esas sahibi gelmiş, yazıyı almış çerçeveletip evine asmış: “Aramakla bulunmaz lakin bulanlar arayanlardır.” sözü Bestami'nin.

Ali Ural'ın kitabı gönlüme sükûnet indirdi. Gönlümün geniş bir çayırda gezindiğini hissettim.

Not: Ruh sözlüğündeki kelimeleri Ali Ural'ın seçtiğini zannetmiyorum. Bu, kainatın tesadüf eseri yaratılmış olduğunu düşünmek kadar abes olur. Kelime, nasiptir. Ural, uykusunda gördüğü rüyayı uyandığında tabir eden bir düşgücünün kendi kısmetine çıkardığı kelimeleri kaleme almış gibi geldi bana. Kitabı hararetle tavsiye ederim.

Okuma Önerisi: Ejderha ve Kelebek, Ali Ural, Şule Yayınları.

www.habervaktim.com, 2011                                                                        

            

  • aliural@hotmail.com

  • Alemdar Mh. Alayköşkü Cd. No:2-4 K:4 Cağaloğlu/ Fatih/ İSTANBUL

    0212 528 23 57

    0212 528 25 89